|
Şeker (Ramazan) Bayramını, üç gün sonra ise Gemlik’in düşman işgalinden kurtuluşunun 88. yıldönümünü kutlayacağız. Yani iki bayramı birlikte yaşayacağız. Biri, 1380 yıldır kutlanan dini, diğeri 88 yıldır kutlanan ulusal bayramımız. Dini bayramlar, kardeşliğin, barışın simgesidir. Düşmanlıkların bir yana itildiği, küslerin barıştığı, kinin unutulduğu, dostlukların pekiştiği günlerdir. Ramazan Bayramı’nın bir başka özelliği vardır. Bir ay boyunca oruç tutan müslümanların ödül günleridir Şeker Bayramı.. Bugün yaşadığımız dini bayramlar yıllar öncesinin bayramlarına benzemiyor. Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişin getirdiği sosyolojik değişim, bayramlarda yakınını, eşi dostu, komşunun ziyaret etme yerine olanağı olanların bir kıyı kentinde bayramı otellerde geçirip, dinlenme günleri haline geldi. Üç gün de olsa stresli ve kaygılı şehir ortamından sakin, huzurlu, güneşli bir dinlenme ortamında geçirmek arzusu giderek yaygınlaşıyor. Yine de bayramların yeri bir başka.. Şekil değiştirse de, zamana ayak uydursa da dini bayramlar toplumuzda değerli günlerdir.Birer mozaik görevi görürler.
ULUSAL DUYGULAR GİDEREK ZAYIFLIYOR
Türkiye’de ulusal bayramların çokluğundan mıdır, yoksa ulusal duyguların yozlaşmasından mıdır bilmem, Cumhuriyetimizin kuruluşun simgesi olan ulusal bayram lara halk katılmıyor. Umurlarında bile değil ulusal bayramlar.. Geçtiğimiz günlerde kutladığımız 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda halk yine yoktu.100 bin nüfuslu ilçemizde Bayram törenlerini izleyen 500 kişi değildi. Üç gün sonra kutlayacağımız 11 Eylül Gemlik’in düşman işgalinden kurtuluş bayramının da böyle geçeceğine eminim. Bize, bu toprakları, bu şehri düşmanın elinden kanıyla kurtarıp verenlerin anılacağı en önemli bir günümüzü neden coşku ile kutlamayız. Bizlerin, bugün rahat ve huzurlu bir şekilde yaşamamız için canını veren Yüzbaşı Cemal, kaç kişinin aklına geliyor? Kaç kişi Dr. Ziya Kaya’yı, Kaymakam Mehmet Cemil’i, Askerlik Şubesi Başkanı Yüzbaşı İbrahim Bey’i biliyor?Kaç kişi onun ruhuna bir fatiha okuyor? Kaç kişi annesinin, babasının mezarını ziyaret ederken Şehit Cemal’in Lise Caddesi’nde şehitlikteki mezarına gidip, O’na dualar okuyor. Ulusal değerleri mize karşı bir yitiklik içindeyiz. O günlere yaşananları okumuyoruz. Günlük hengame içinde kavrulup gidiyoruz. Ulusal değerlerin yerini bireysel çıkarlar alıyor. Daha çok tüketme üzerine kurulu bir düzen içinde, bir an önce köşeyi dönebilme, düzenden nasıl daha çok pay alırım duyguları işte o ulusal duyguların önüne geçiyor. Ulusal Bayramlar demode, içi boş, eskimiş gösterili yor. Daha çok üretelim, daha çok tüketelim ama bize bu üretme ve tüketme imkanı sağlayanları da unutmayalım. Bayramları bayram gibi kutlayanlara ne mutlu. İyi ve sağlıklı bayramlar dileklerimle.
|